Hamit Eteevrans’ın röportajı Suriyeli Gazeteci ve Akşam Gazetesi Yazarı Hüsnü Mahalli, Türkiye-Suriye yoğun gündemiyle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Suriye’de krizin temelinde, İsrail’in gizli İran senaryosu olduğuna dikkat çeken Mahalli, Suriye ordusunun zayıflaştırılmadan İran’a girilemeyeceğine dikkat çekerek, sonunda büyük balığın Türkiye olduğunu vurguladı. “Irak’ta Amerikan işgali oldu ve 8 yılda 1 milyon insan öldü. Bunları Amerikalılar [...]
Blog Arşivleri
Kaddafi birlikleri teslim oldu, Trablus düştü
Ağu 22
Libya’nın başkenti Trablus’taki Muammer Kaddafi’ye bağlı birliklerin silahlarını muhaliflere teslim ettiği bildirildi. El Cezire televizyonu, başkentteki Muammer Kaddafi’ye bağlı askeri birliklerin tüm silahlarını muhalif gruplara teslim ettiğini duyurdu. Televizyon kanalı, Muammer Kadafi’nin oğlu Muhammed Kaddafi’nin evi çevresinde silah seslerinin geldiğini belirtti. AA/Rotahaber
Kaddafi: Gerekirse Avrupa’yı vururuz
Tem 2
Libya lideri Muammer Kaddafi, başkent Trablus’ta Yeşil Meydan’da toplanan binlercedestekçisine telefonla seslendi. Kaddafi, yaptığı konuşmada, Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkındaki tutuklama emrini kınayarak, ülkesinde kalma sözü verdi ve NATO’dan hava saldırılarını durdurmasını istedi. Kaddafi, aksi takdirde İttifak’ın “felaketle” yüzleşeceği tehdidinde bulundu. Muammer Kaddafi, ellerinde yeşil bayraklar ve posterlerini taşıyan kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, “Saldırılar durmazsa biz de size benzer bir biçimde muamele [...]
Gül’ü geceyarısı kaldırıp, izin aldılar
May 4
Türkiye’nin Trablus Büyükelçiliği’ni kapatma kararı alınmasının perde arkasında önemli ayrıntılar ortaya çıktı. Gül gece yarısı yatağından kaldırıldı ve düğmeye basıldı Duygu Güvenç’in haberi Libya’nın Trablus kentindeki büyükelçilikte 12 Türk tahliyeyi bekliyordu. Davutoğlu, Başbakan’dan onay aldı ardından Cumhurbaşkanı’nı uyandırarak düğmeye bastı Mayıs Pazar günü alınan kararda Muammer Kaddafinin oğlu ve torunlarının öldürülmesi ile aynı gün Fransız, [...]
Kaddafi’nin oğlu ve 3 torunu NATO bombardımanında öldü
May 1
01.05.2011 – 03:06 NATO güçlerinin bu gece düzenlediği hava saldırısında Libya lideri Muammer Kaddafi’nin en genç oğlu Seyfül Arab Kaddafi ile 3 torunu öldü. Libya hükümet sözcüsü Musa İbrahim açıklamasında, ”Seyfül Arab’ın 29 yaşında olduğunu ve henüz Almanya’da öğrenimini sürdürdüğünü” belirterek, saldırıda ayrıca Kaddafi ailesi ve yakınlarından bazılarının yaralandığını kaydetti. Musa İbrahim, saldırı sırasında Muammer [...]
Libya için kahreden iddia
Nis 24
Libya’da, hükümet güçleriyle muhalifler arasındaki çatışmalar sırasında küçük çocukların cinsel saldırıya uğradığı bildirildi. Save The Children adlı örgüt, muhaliflerin elindeki Bingazi kentinde altı geçici kamptaki 300 kadar çocukla yapılan görüşmede, son dört haftada Ras Lanuf, Ecdebiye ve Misrata’ta tecavüz ve öldürme olaylarını olduğunun anlatıldığını bildirdi. Örgütten Michael Mahrt, ailelerin ve çocukların, saldırıları askerlerin yaptıklarını söylediklerini [...]
Rakamlarla NATO’nun Libya’daki operasyonları
31 Mart’ta komutayı devralan NATO’nun, Libya’da bugüne kadarki faaliyetleriyle ilgili bazı rakamlar:
-Hava operasyonları için toplam 195 uçak kullanılıyor.
-Uçaklar bugüne kadar 1434 sorti yaptı. 587′sinde ateş edildi. Sadece 8 Mart’ta 156 sorti yapıldı, 60′ında hedefler vuruldu.
-18 savaş gemisi, Libya açıklarında Birleşmiş Milletler’in silah ambargosunun korunması için devriye görevi sürdürüyor. 31 Mart’tan beri durumu şüpheli görülen 22 gemi NATO güçlerince durduruldu ve limanlara yanaşmalarına izin verilmedi.
-Silah ambargosunun başlamasından bu yana ise 170′e yakın gemi durduruldu. Ancak sadece 6′sının geçmesine izin verildi.
-NATO’nun Libya operasyonları komutanı, son 24 saat içerisinde Kaddafi’ye bağlı silahlı güçlerin ‘önemli oranda’ yok edildiğini bildirdi.
-Bingazi yakınlarında muhaliflere ait bir MIG 23 uçağı tespit edildi. NATO güçleri, uçağın yere inmesini istedi.
-İngiliz uçakları 8 Nisan’da Kaddafi’nin birliklerine ait 7 tankı vurdu.
-NATO’nun hava saldırılarında Cuma günü Trablus’un güneyindeki Zintan’da silah depoları vuruldu. Perşembe ve Cuma günleri toplam 23 hedef vuruldu.
-31 Mart’tan bu yana NATO uçakları, Misrata, Ras Lanuf ve Brega’da Kaddafi’ye ait T-72 tankları, zırhlı askeri personel taşıyıcılar, roket fırlatıcılar, uçaksavarlar ve cephane depoları tahrip etti.
NATO’nun Libya operasyonuna, Türkiye’nin yanı sıra Belçika, İngiltere, Bulgaristan, Kanada, Danimarka, Fransa, Yunanistan, İtalya, Hollanda, Norveç, Katar, Romanya, İspanya, İsveç, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD katılıyor.
(CİHAN)
zamanonline
Suriye senaryoları ve Türkiye
Suriye’de 5 tür muhalefet var.
1- Ağırlıklı olarak PKK ve Barzani’nin etkin olduğu Kürtler.
2- Sünnilerin bir bölümünün desteklediği Müslüman Kardeşler Örgütü
3- Siyasal kimlik ve amaçları belli olmayan ve çeşitli nedenlerden dolayı iktidardan hoşlanmayan kesimler.
4- Liberal ve farklı siyasal tercihleri olan gençler.
5- Yukarıda belirtilen grupları kendi çıkarları doğrultusunda kullanan ya da kullanmaya çalışan dış ve iç güçler.
Buna karşın Suriye’de çok ilginç ve bir o kadar karmaşık bir siyasal ve toplumsal yapılanma var.
Örneğin nüfusu 23 milyon civarında olan Suriye halkının %15′i Alevi, %6-7 ‘si Dürzi, %12-13′ü Hıristiyan ve geri kalanları da Sünni. Sünnilerin ise %10-12′si Kürt, %1-2′si Türkmen geri kalanları da Arap. Arapların da büyük bölümü orijinal olarak Suriyeli bir kısmı da Filistin kökenlidir. Aşiretler ise hala Suriye toplumunda ağırlığı olan sosyal ve siyasal bir örgütlenme biçimidir.
Böyle bir Suriye’de iktidar 40 yıldır Alevilerin kilit noktalarını tuttuğu bir yapılanma tarafından kullanılmaktadır. Göreceli olarak ülke başta Baas olmak üzere 7 partinin ortak olduğu İlerici Ulusal Cephe tarafından yönetilmektedir. Baas’ın ise 4 milyon kadar üyesi var. Bunları Suriye’de işlerin ne denli karmaşık ve zor olduğunu anlatmak için özetliyorum. Suriye’de iktidarın değişimi, sokak yürüyüşleri ile gerçekleşemez. Suriye’de Libya benzeri bir dış müdahale olmadan herhangi bir gücün, ordu ve istihbarat örgütlerini kontrol eden iktidarı sarsması imkansız değilse de çok zor.
Peki dış müdahale ya da provokasyon olursa ne olur?
Bu müdahale ancak Müslüman Kardeşler’in örgütleyebileceği bir ayaklanmayı gerekçe göstererek gerçekleşebilir. Bunu fırsat bilen Kürtler hem ayaklanmaya hem de dış müdahaleye destek verebilir. Bunları hiç kimseyi suçlamak için söylemiyorum. İktidarın anti-demokratik uygulamalarını, bazı çevrelerin yolsuzluklarını, halkın sindirilmesine yönelik uygulamaları aklamak ise aklımın ucundan geçmez. Ben burada bir fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Ben fotoğrafın karartılması durumunda bu ülkede ve dolaysıyla bölgede neler olabileceğini anlatmaya çalışıyorum.
Örneğin Suriye’de Libya benzeri bir durum olursa özet olarak bakın neler olabilir.
1- Ülkede Sünni-Alevi iç savaşı çıkar. Bu ise başta Türkiye olmak üzere tüm bölgeyi etkiler.
2- Bunu fırsat bilen Kürtler Türkiye’nin güneydoğusu ile Irak’ın kuzeyine komşu Suriye’nin kuzey doğusunda ayaklanır.
3- İç savaş yaşayan Suriye Filistinlilere ve Lübnan’daki Hizbullah’a destek veremez. Bundan cesaret alan İsrail; Filistin ve Lübnan’a saldırır. Bunun ne anlama geleceğini herkes tahmin edebilir.
4- Suriye desteğinden yoksun bir İran bölgede sıkışır. Buna izin vermemek için Tahran kendi kozlarını kullanır. Bu ise bölgede sonu gelmeyecek ve çok tehlikeli bir kargaşaya yol açar.
Gelelim Türkiye’ye:
1-Türkiye’nin Suriye ve Suriye üzerinden bölge ülkelerinde sağladığı ekonomik, ticari ve turistik kazançları büyük darbe yer.
2- Suriye Kürtlerinin ayaklanması ile Türkiye kendi Kürt sorununda ciddi sıkıntılar yaşar. Sıra sonra da İran’a gelir.
3- Suriye’nin ciddi sıkıntılar yaşaması Türkiye’yi Esad gibi önemli ve güvenilir bir müttefikten yoksun bırakır. Bu ise Türkiye’nin bölgesel projelerinin çöküşü demektir.
Esad’ı eleştirenler ya da bu eleştirinin dayanağı olarak demokrasi ve değişim söylemlerini tekrarlayanların olaylara bu açıdan ve bildik ön yargılarından uzak bakmalarında yarar var. Çünkü Suriye bölge ve özel olarak Türkiye açısından hem kilit hem de anahtar ülkedir. Unutmamak gerekir ki; Osmanlılar 1516′da Arap alemine Suriye kapısından ve Türk kökenli Memlük”leri yenerek girmişti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de başbakan olarak Ocak 2003′te bölge turuna çıktığında önce Suriye’yi ziyaret etmişti. Beşşar Esad ise Türkiye’yi ziyaret eden ilk Suriye Cumhurbaşkanı olmuş ve Türkiye’nin tüm deneyimlerinden etkilenerek ülkesini yavaş da olsa değiştirmeye başlamıştı. Hala aynı niyette olduğunu düşünüyorum.